10 Ünlü Şairimizin Vatan İle İlgili Şiirleri

Şiirler kategorimize tanınmış ve en çok sevilen ünlü şairlerimizin vatan ile ilgili yazdığı en güzel şiirleri derledik. Başta Nazım Hikmet, Orhan Veli Kanık, Cahit Sıtkı Tarancı,Ahmed Arif gibi usta şairlerimizin işte o güzel kaleminden çıkan vatan sevgisi ile ilgili şiirler…

1. Nazım Hikmet, Memleketimi Seviyorum

Memleketimi seviyorum:
Çınarlarında kolan vurdum, hapisanelerinde yattım.
Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı
memleketimin şarkıları ve tütünü gibi.

Memleketim:
Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya,
kurşun kubbeler ve fabrika bacaları
benim o kendi kendinden bile gizleyerek
sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir.

Memleketim.
Memleketim ne kadar geniş:
dolaşmakla bitmez, tükenmez gibi geliyor insana.
Edirne, İzmir, Ulukışla, Maraş, Trabzon, Erzurum.
Erzurum yaylasını yalnız türkülerinden tanıyorum
ve güneye
pamuk işleyenlere gitmek için
Toroslardan bir kerre olsun geçemedim diye
utanıyorum.
Memleketim:
develer, tren, Ford arabaları ve hasta eşekler,
kavak
söğüt
ve kırmızı toprak.
Memleketim.
Çam ormanlarını, en tatlı suları ve dağ başı göllerini seven
alabalık
ve onun yarım kiloluğu
pulsuz, gümüş derisinde kızıltılarla
Bolu’nun Abant gölünde yüzer.
Memleketim:
Ankara ovasında keçiler:
kumral, ipekli, uzun kürklerin pırıldaması.
Yağlı, ağır fındığı Giresun’un.
Al yanakları mis gibi kokan Amasya elması,
zeytin
incir
kavun
ve renk renk
salkım salkım üzümler
ve sonra karasaban
ve sonra kara sığır
ve sonra: ileri, güzel, iyi
her şeyi
hayran bir çocuk sevinciyle kabule hazır,
çalışkan, namuslu, yiğit insanlarım
yarı aç, yarı tok
yarı esir…

2. Orhan Veli Kanık, Vatan İçin

Neler yapmadık şu vatan için!
Kimimiz öldük;
Kimimiz nutuk söyledik.

3. Cahit Sıtkı Tarancı, Memleket İsterim

Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.
Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.
Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikayet ölümden olsun.

4. Ahmed Arif, Yurdum Benim Şahdamarım

Engereğin dişlerine işledim, Ağu dişlerine Oluklu, çentik…
Ve vurgun, Gözleri bir çift cehennem Burnuna kan tütmüş Pars bıyığına…
 Dağın pulat yüreğine işledim, Şimşeğin masmavi usturasına Sevdanı usul-usul Sevdanı mısra-mısra Lo ben seni hapislerde sevmişim, Ben seni sürgünlerde. 
Yurdum benim şahdamarım…
Yücende buzul Ve kar, Maviş dağ tavşanları Gün vuranda alaran Zemheri yılanları Ve yakut bir hışımla Öyle çakılan Sonsuzluğun yakışığı kartallar.
Başım gözüm üstünesin Suskum, avazım üstüne… 
Adından başka silah Yazgından başka günah Daha yazmamış Hiçbir gizli dosyada Hiçbir açık kitapta.
Peşinde azgınları Kanlı paranın Yani Doların itleri, Altın, Sterlin kurtları Ve petrol Nemrutları Ve kurşun Yezitleri…

5. Turgut Uyar, Türkiyem

Seni boydan boya sevmişim, Ta Kars’a kadar Edirne’den. Toprağını, taşını, dağlarını Fırsat buldukça övmüşüm.
Sen vatanımsın, ekmeğimsin Duyduğum, bildiğim zafersin yıllarca… 
Zonguldak’ta 63 numara Nazlı sahiller Akdeniz’de. Sevdasın ciğerlerimde parça parça Yarı kalmış dileğimsin…
Sen Koçhisar’da tuzum, Sille’de kızım…
Çift kulaklı Sürmene bıçağı belimde. Varmışım çiğ köfte yemeye Adana’ya Dadaloğlu’ndan bir koçaklama dilimde: – Şu yalan dünyaya geldim geleli… 
Hey vatanım, bacım, sağdıcım, emmim Senden bir yara her yerimde. 
Desteye güreşmişim Kırkpınar’da. Durmuş da yorgunluk çıkarmışım, Bir akşam vakti Dört bardak kırtlama çayla Erzurum’da..
Ardahan’a varmışım yollar uzamış Bel vermiş, yol vermemiş dağlar. 
Yüce Tanrı dört yanını bezemiş, Beni yakan bir Konyalı kız imiş..
Seni boydan boya sevmişim Ta Edirne’ye kadar Kars’tan. Taşını, toprağını, yiğidini, Fırsat buldukça övmüşüm..

6. Ataol Behramoğlu, Türkiye Üzgün Yurdum, Güzel Yurdum

Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Boynu bükük ay çiçeği Şiirin ve aşkın geleceği
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Dağ rüzgarı, portakal balı Alçak gönüllü, hünerli, sevdalı
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Yazgısı kara yazılmış gelin Kurumuş sütü memelerinin
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Harlı bir ateş gibi derinde yanan Haramilerin elinde bulunan
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Güngörmüş, bilge toprağım Yunus, Pir Sultan ve Nazım
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Bozlat, ağıt, halay ve zeybek Dumanı üstünde ekmek
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Yüzü kırış kırış anam Ağlayan narım, gülen ayvam
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Asmaların üstünde gün ışığı En güzel geleceğin yakışığı
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum Zinciri altında kımıldayan Bitecek sanıldığı yerde başlayan

7. Edip Cansever, Mendilimde Kan Sesleri

Boynu bükük duruyorsam eğer İçimden öyle geldiği için değil Ama hiç değil Ah güzel Ahmet abim benim İnsan yaşadığı yere benzer O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer Suyunda yüzen balığa Toprağını iten çiçeğe Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine Konyanın beyaz Antebin kırmızı düzlüğüne benzer Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir Denize benzer ki dalgalıdır bakışları Evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına Öylesine benzer ki Ve avlularına (Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi) Ve sözlerine (Yani bir cep aynası alım-satımına belki) Ve bir gün birinin adres sormasına benzer Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına Minibüslerine, gecekondularına Hasretine, yalanına benzer Anısı işsizliktir Acısı bilincidir Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan Gülemiyorsun ya, gülmek Bir halk gülüyorsa gülmektir Ne kadar benziyoruz Türkiye’ye Ahmet Abi.

8. Cahit Külebi, Yurdum

1917 senesinde Topraklarında doğmuşum. Anamdan emdiğim süt Çeşmenden tarlandan gelmiş. Emmilerim hudutlarında Senin için döğüşürken ölmüşler. Kalelerin burcunda Uçurtma uçurmuşum, Çimmişim derelerinde. Bir andız fidanı gibi büyümüşüm. Topraklarının üstünde.
Koca koca kamyonlara binmişim. Daha büyük şehirlerine Okumaya gitmişim. Eşkiyalar yolumu kesmiş, Alacak şey bulamamışlar. Topraklarının üstünde Top oynamış, aşık olmuş, düşünmüş, Ahbap edinmişim.
Kederlendiğim günler olmuş Naçar dolaşmışım sokaklarında, Sevinçli günlerim olmuş Başım havalarda gezmişim. Bağrımı açıp ılgın ılgın Esen serin rüzgarlarına, İlk defa kıyılarından Denizi seyretmişim. Issız çorak ovalarında Günlerce yolculuk etmişim.
Ağladığım senin içindir Güldüğüm senin için Öpüp başıma koyduğum Ekmek gibisin.

9. Fazıl Hüsnü Dağlarca, Vatan Türküsü

Sizin aldığınız rüzgar, sizin verdiğiniz sessizlik Kırmızıda, akta. Çalışmanızın Ölümsüzlüğünüzün kımıldanışı Buğday buğday, bu toprakta.
Allah bir nefes gibi yakın Gökyüzü bir nefes kadar uzakta. Gidecektir kâinatın son zerresine dek Hürriyetiniz, bu toprakta.

10. Ahmet Erhan, Yurdum Gibi Yaralıyım

Yurdum gibi yaralıyım Ne eksik, ne fazla Derin bir uçurumum Bütün haritalarda
Geceleri çığlıklar Giriyor düşlerime Dirlik nedir bilmedim Yalan yanlış tarihimde
Yurdum gibi yaralıyım Dünyaya karşı ben Yılar değil yıllar, umudumdur Sessizce küllenen…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir