Ece Temelkuran Sözleri

“İsyankar iyiliğim kötülük gibi geliyor kulağa.”

“Bütün aşklar budur.Aşk,kadınlar yorulunca biter.Kadınlar bir adamı değil,bir mezarlığı terk eder.”
“Sonra saçlarını taradılar.Sanırım kadınlar birbirlerini saçlarından iyileştiriyorlar.”
“Hiçbir şey beklediğini söyleyenler,aslında en çok bekleyenlerdir aslında.”
“Anne,unutmamakla hatırlamak aynı şey,de mi”
“İnsan her şeyi unutuyor da,en ihtiyacı olduğu zaman yanında olmayanı,aklını kaybetse unutmuyor.”
“Herkes kendi günahını unutur,ama kimse alacağı intikamı unutmaz.”
“Bilin ki büyük hatalara niyet edenler büyük günahların kefaretini göze almalı.”
“Dilini bilmediğin bir yerde ağlamak fenadır.Çünkü seni,senin dilinde susturacak kimse yoktur.”
“En derin yara,yaranın hikayesi duyulmadığında alınandır.”
“İnsan,yarası yarasına denk geleni seviyor demek ki.”
“Acı mühim değil,unut yoruyor insanı.”
“İnsan çok yalnızken,bir tane daha kendinden doğuruyordu içinde,’Korka’,desin diye.”
“Aşk,yoklukla oynanan bir oyundur.Yokluğunun ne kadar derinden hissedileceğine ne kadar güven duyuyorsan o kadar iyi bir oyuncu olabiirsin.”
“Belli ki dünyayla başa çıkabilen ama kalbiyle baş edemeyen bir kadındı.”
“Başka kadının çaresizliklerine öfkelenen kadınlar muhakkak kendi çaresizliklerine öfkeleniyordur. “
“Bırakmak gerek” dedim.Geride olan her şeyi orada bırakmak gerek.Sen demiştin ya,hayat şimdi burada.”
“Diyorum ki,bir gün sen de devrimci ve dans eden bir kadınla bayağılaşmadan konuşabilirsen,işte sizin devrim de ancak o zaman tamamlanır.”
“Esasında çocuklar affeder hep büyükleri.”
“Bütün çocuklar,bir kez olsun,anne ve babalarını cezalandırmak için ölmeyi düşünmüştür mutlaka.Ve nedense hep ağlamışlardır.”
“Anladım ki kuşlar ölmek için kimsenin ayak basmadığı adlara uçuyorlar.Bunu,sen gidince anladım.”
“Hayatlar evler gibi olsa keşke.Kapısına kilit vurup biraz dışarı çıkabilseniz.”
“İnsan bir kez sınır geçince artık hangi sınırları ne kadar geçeceğini hiç kestiremiyor.Kaybolduğunuz çöl,sizinle bulanla aynı olmuyor.”
“Merhametsiz kış sabahlarından önce herkesin,ayaklarını ısıtmak için birine ihtiyacı vardı.Kış aslında iki kişilik bir mevsimdir.Uyku kokan yorganlar,birbirine kavuşan rüyalar,sayıklamalarla uyandırdığın biri ve onun gecenin ortasında gülen yüzü…Bu sokulmanın mevsimi.Eskiden pazarlarda satılan civcivler gibi,kemikler,eklemler birbirine geçmeli.Kış:Bir insanın başka bir insan için yapıldığının delili…”
“Bazı anlamlar,bazı yaşları bekliyor,” sanırım.
“Bizim memlekette kahvaltıya şiir yazılır.”

“Hayat,komik olmaya çalıştıkça zavallılaşan bir şaka şimdi.”
“Kurnazlığı zeka zannedenlerin topraklarında nezaketiniz sizi aptal gösteriyor olabilir.Aldırmayalım.”
“Aynı taşın altında ezilince insanlar eşitlenir.”
“Faşizm kötü adamın aniden gelip,iyi adamın ağzını burnunu kırması değildir.Faşizm,insanlığın insanlıktan ağır ağır sıyrılarak çıkmasıdır.”
“Barış  istiyoruz”” dediğimizde “Çıkarın ne?!” diye soranlar var.Bebekler diye barış istiyoruz.
“Dünya tarihi hep böyleydi benim tatlı kıbbem,belki de biz türümüzün en kötü örnekleriyiz.Yani en zarif olanlar evrim sürecinde yok olup gittiyse,belki de biz,şimdi yaşamakta olanlar,türümüzün en vahşi,en kaba temsilcileriyiz.”
“Biz artık kötülüğün geniş bir kitle tarafından kutsandığı bir ülkenin,bir dilin insanlarıyız.Şansımız yaver giderse bir gün hep birlikte bundan utanacağız.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir